Bir Atın Sessiz İsyanı İnsanlığın Çöküşünü Anlatan Film; Torino Atı
Açıklama
1889 yılında İtalya’nın Torino şehrinde yaşanan bir olay…
Filozof Friedrich Nietzsche, sokakta kırbaçlanan bir atı görür. Rivayete göre Nietzsche koşarak ata sarılır ve ardından zihinsel olarak çöker. Peki o atın başına sonra ne geldi?
The Turin Horse (Torino atı) tam da bu sorunun peşine düşüyor.
Film, o olaydan sonra atın ve sahibi olan yaşlı arabacının birkaç gününü anlatır. Ama bu sıradan bir hikâye değildir. Günler geçtikçe rüzgâr hiç dinmez, yemek azalır, umut kaybolur… ve en dikkat çekici şey: At artık yürümek istemez.
Bu sadece bir atın yorulması değildir.
Film boyunca atın sessiz direnişi, insanın doğaya yaptığı zulme ve tükenişine güçlü bir metafor olarak karşımıza çıkar.
Yönetmen Béla Tarr, uzun ve ağır sahnelerle izleyiciyi rahatsız eden bir gerçeklikle yüzleştirir:
Belki de dünyanın sonu büyük felaketlerle değil, yavaş yavaş vazgeçişlerle gelir.
Ve filmin en çarpıcı sorusu şudur:
Gerçekten tükenen kimdi… At mı, yoksa insan mı?
